Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Anton Jukovic

Resim
Magnitogorsk’ta gökyüzü, Tanrı’nın kentin üzerine serdiği, ağır ve kirli gri bir brandadan ibaretti. Anton Jukovic’in tabelacı dükkânı, bir bina girişinin birkaç basamak altında; tütün ve tiner kokusunun, dökümhanelerden gelen kömür isiyle kaynaştığı basık bir mahzendi. Üç floresan lamba, karanlığın o yoğun kıvamını delmek için cızırdayarak umutsuzca titrerdi. Anton, o isli sisin ortasında bir yandan sipariş tabelalarını boyar, diğer yandan nefes almak adına kente inat, rengârenk ve keskin hatlı resimler çizerdi. Anton'un Atölyesi Anton Jukovic Bu basık mahzen, aynı zamanda ruhun nefes aldığı küçük bir sanat atölyesiydi. Bazı resimlerini sergilediği restoranın sahibi ve tek gerçek dostu Vladimir’e sık sık şöyle derdi: "Sanat, Vladimir; bu kurşuni dumanın içindeki can sıkıntısı olmasa nereden doğacak? Ruhum pas tutmazsa, kalemim zihnimdekileri kâğıda dökmez." Jukovic, adı mahalle sınırlarını biraz aşmış bir çizer olsa da geçimini zor sağlardı. Çoğu zaman içtiği votkaların ...