28 Mayıs 2016 Cumartesi

Fal fallanır

Odaları dolaşan kahve kokusunun peşine takılıp, fincan fincan kahveyi höpürdeterek içen kocaman kadınların arasında annemi bulurdum. Sırası bize gelmiş günde salon, börekler, kısırlar, keklerle donanırdı ama yeni çekilmiş kahve kokusunun yerini hiç bir şey tutamazdı. Annemin gözlerini diktiği fincandan görüp okudukları, dinleyeni ve yancılarını heyecanlandırır, güldürür ama çokça da şaşırtırdı. Arada sadece benim fark ettiğim nadir geçiştirmelerine şahit olurdum ki meğer annem ölüleri görüp söylemezmiş. Kahkahalara karışarak tamamlanan kahve falı, yıkanmaya giden fincanlar, kocaman kadınlar, sesler, şen şakrak günler. Belki de her seferinde "çocuklar kahve içmez, içersen arap olursun!" dendiği için kahve içemem (aramam diyeyim) ama hala kokusunu severim.

Her defasında başka bir günde başka bir evde büyüdüm gün gün. Tatlılar, kurabiyeler, aşureler... Akşam, kocaların ıslıklar eşliğinde geldiklerini haber vermesiyle evlere dağılınırdı. Islık her soyadına bir imzaydı sanki ve kimin çaldığını bilirdik. Fahri başka, Hasan başka üfler oradan tanırdın. Bizimki makamlı ıslıklardandı. Havada yay çizer gibi üflenirdi. Hala kullanırım, annem ona uğrayacağımı anlar bu sayede... Tabi bu dili de kadınların kurduğuna adım gibi eminim. Gerçi "gece ıslık çalınmaz, şeytan gelir" deseler de camdan cama kuş olup öterlerdi.

Babamın iple çektiğini bildiği halde "dişine fare osurmuş!" diyen kadınlardı onlar. Farenin dişimle kurduğu ilişkiye inanmaktı beni de mutlu eden. Tabağımda bıraktığım yemekler beni hiç bir zaman kovalamadı. Lakin bunu söylerken eğlenceli yüzler takınmalarına hayrandım. Sabah yüzümü yıkamadığımı bildikleri halde öpüp sevdiler. Oysa uydurmaya göre gece yüzüme sıçan işemişti! Yatmayan ibiğimi, büyüyünce inatçı olacaksın diye okşadılar. Saçımın çıkışına bakıp 2 kere evleneceğim kehanetinde bulundular.

O şen şakrak rengarenk günlerde annemin kahve fincanından illaki tutan birkaç kelam olmuştur. Tüm bu uydurmalar arasında tuttuğu gibi... Hayır arap olmadım, ıslıkla şeytanı çağırabilmiş de değilim. Sevgili Emoş, Eminoş, Kadriye, Markela, Hatice, İnci, Kiraz, Fecret, Mücellanımteyze, Oya, Arşo, Gonca, Nesrin, Tanju, Muazzez, Sabriye, Katiniça ve anne... 2 gün evvel kehanetiniz gerçekleşti, evlendim...

6 yorum:

  1. Siz zaten evlenmeden de mutluydunuz, devamı gelsin :) Size ve Hülya'ya sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Tebrikler .mutluluklar dilerim ,ne güzel yazmışsınız blog yazısını..

    YanıtlaSil
  3. Şu anda ne kadar üzgünüm bilemezsin. Bir haftada başından sonuna soluksuz okuduğum güncenin son yazısı buymuş. Okuduğum en güzel, en akıcı ve en samimi yazılardı bunlar. Hayatı tasvir ediş şeklini hayranlıkla keşfettim. Eminim bu günceyi okuyan herkes benim gibi, hayata açılan yeni pencereler olan yazıları benim gibi heyecanla bekliyor. Keşke g10'dan önce günceni keşfetseydik te seninle biraz daha vakit geçirseydik. Kızım (en küçük katılımcı) Rengim ve Fethiye ekibi olarak bizler bu yaratıcı dostu daha yakından tanıyıp akşamları yorgunluk attığımız rakı sofralarını beraberce şenlendirir, kurduğunuz özgün dünyanın şahitleri olurduk. Bu coğrafyada rampa çiğnerken yollarımız illa ki kesişeceğinden kaldıracağımız kadehleri başka bahara saklıyoruz. Sağlıcakla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar, lütfen üzülmeyiniz zira yazmaya devam ediyorum ve akşamları yogunluk atmak için rakı içmek fikri pek cazip geldi. :) görüşmek, sohbet etmek dileğiyle...

      Sil
  4. Selam, geçen hafta instagramda keşfetmiştim seni, bi iki satır yazışmıştık bi fotorafın altında..tanımıyordum , hiç rastlamamıştım sana ama nasıl güzel bir zamanda girdin hayatımın tam ortasına bilemezsin.. okudum bloğu bir nefeste, fotaraflarına baktım mütamadiuen sıkıcı toplantılarda ışık oldun, hülya ile olan sevginiz nefes oldu içimin çoraklığına... instagramda yazuşırken 'o halde benim hayatıma hoş geldiniz' demiştin..
    Çoook hoşbuldum.. pek yakın dostumsun artık, Hülya ile mutluluklar diliyorum tüm kalbimle , birgün birlikte rakı içebilmek dileği ile :)

    YanıtlaSil