6 Ocak 2014 Pazartesi

Kutsal kaseler

Az sonra resimde gördüğünüz 4 küçük kasenin ne olduğunu ve benim için önemini yazacağım. Ama önce küçük bir girizgahı hak ediyorlar diye düşünüyorum.

Kutsal kaseler

Tek başına olmak özgürlükle eşit benim için. Bir tercih, yaşam biçimi. Tek başına olmanın güzelliğini bir kaç senedir tadan biri olarak biri olarak şunu söyleyebilirim ki kırılgan sanılan hayalleri, alternatifsiz görünen hedefleri pekala esnetiyor. Daha rahat karar alabilmek, bir şeylerden kolayca vazgeçebilmek veya bambaşka hayallere yelken açabilmek rahatlığı işte bu esneklikten besleniyor.

Tek başınalığı överken yalnız kalmayı hayal etmediğimi altını çizerek söylemeliyim. İkisi aynı şey değil. Ekşi sözlükte yapılmış bir tanımı buraya taşımak yerinde olacak. Çünkü küçük bir Google araştırmasından aklımda kalan ve en sevdiğim tanım bu: "Tek başınalık beceridir. Yalnızlık beceriksizlik." (Ekşi Sözlük)

Bundan 2 sene önce kafamda, yukarıdaki gibi net tanımlar yokken henüz, sadece içimdeki sese kulak vererek, Hülya’ya "benimle gelir misin?" diye sormuştum. "Evet" deyivermişti. 2012 yılının Ocak ayıydı. O "evet" ile birlikte Marmaris Selimiye’ye demirlemiş hayalimin rotasını net olarak Bodrum'a çevirdim. Öyle ya ikinci baharını yaşayacak çiftin inziva bir hayat yaşaması saçma olurdu. Ayrıca "neden Bodrum?" diye gelen sorulara bir nebze cevap verebilmiş oldum sanırım.

Bu dört küçük kaseye gelince. Pazar sabahı, dolabın içinde kutusunda dururlarken buldum. İçine bal, reçel vs koymak isteyince Hülya itiraz etti. Çünkü bu kaseler Bodrum'daki evimizde kullanılmak üzere alınmıştı. Şaşkınlıkla duraksadım, ardından yüzüme kocaman bir gülümseme kondu. Görünen o ki Hülya Bodrum’la ilgi hayaller kurmaktan öteye bir adım atmıştı.

1 yorum: